Bal ve Çacık

Haftalık Pratik Menü Önerileri

Akşam saat altıda buzdolabının önünde durup "bugün ne yapsam" diye düşünmenin bana kaç kez patates kızartması yaptırdığını sayamam. Yıllarca böyle idare ettim, sonra bir hafta sonu oturup kağıda basit bir çizelge çizdim: yedi gün, üç sütun. O çizelgeden sonra mutfaktaki telaşım gerçekten azaldı. Haftalık yemek planı kurmak bana kurallı, katı bir sistem gibi gelmişti başta; oysa tam tersi, hareket alanı açan bir şey. Aşağıda kendi denemelerimden öğrendiklerimi, işleyen düzeni ve çuvalladığım yerleri sırayla anlatıyorum.

Plan yapmadan önce dolabı tanımak

İlk hatam market listesiyle başlamak olmuştu. Doğrusu tam tersi: önce elimde ne var ona bakmak. Cumartesi sabahları on dakikamı ayırıp buzdolabının, dolabın ve derin dondurucunun envanterini çıkarıyorum. Yarım paket kıyma, açılmış bir salça, dibinde kalmış mercimek… Plan bunların üzerine kuruluyor, sıfırdan değil.

Bu on dakikanın bana kazandırdığı iki şey var: çöpe atılan malzeme neredeyse sıfıra indi ve market alışverişi yarı yarıya kısaldı. Bir de şunu fark ettim: aynı malzemeyi iki ayrı güne dağıtmak, iki kez pişirmekten çok daha kolay. Örneğin bir akşam tavuk baget fırınlıyorsam, ertesi gün göğüs kısmını didikleyip salataya ya da makarnaya karıştırıyorum.

Haftayı kurarken kullandığım üç ilke

Örnek bir hafta: benim dönüşümlü şablonum

Aşağıdaki tablo tam olarak uyguladığım hali değil, iskeleti. Mevsime göre içi değişiyor ama yapı sabit kalıyor. Sabitliğin en büyük faydası, market listesini artık düşünmeden yazabilmem.

GünAna yemekYanına
PazartesiMercimek çorbası + zeytinyağlıEkmek, turşu
SalıFırında tavukBulgur pilavı, mevsim salata
ÇarşambaSebzeli makarnaYoğurt
PerşembeKıymalı sebze yemeğiPirinç pilavı
CumaFırında balıkRoka salatası, limon
CumartesiGözleme ya da pideÇay, ayran
PazarGüveç veya kuru fasulyePilav, tatlı

Cumartesiyi hamur işine ayırmam tesadüf değil. Hafta içi mayalı hamurla uğraşacak enerjim olmuyor; hafta sonunda ise mutfakta oyalanmak bana dinlenmek gibi geliyor. Aynı gün ekstra hamur yoğurup buzluğa atıyorum, ertesi hafta bir akşam yemeği kendiliğinden çözülmüş oluyor.

Balık ve et gününü nereye koymalı

Balığı taze aldığım güne yerleştiriyorum, ertesi güne bırakmıyorum. Kırmızı eti ise haftanın en rahat olduğum akşamına koyuyorum, çünkü acele edip yüksek ateşte pişirmeye çalıştığımda sonuç hep hayal kırıklığı oluyor. Et yemekleri sabır işi; bunu kabul edip planı ona göre kurmak, tarif değiştirmekten daha çok işe yarıyor.

Hazırlık günü: iki saatte haftanın yarısı

En çok fark yaratan alışkanlığım bu oldu. Pazar öğleden sonra yaklaşık iki saat mutfakta oluyorum ve şunları yapıyorum:

  1. Soğanı, sarımsağı doğrayıp ayrı kaplarda buzdolabına koyuyorum.
  2. Bir tencere kuru baklagil haşlayıp suyunu süzüyorum; hem çorbaya hem salataya gidiyor.
  3. Yeşillikleri yıkayıp iyice kurutuyorum, kağıt havluyla sardığım kutuda dört beş gün dayanıyor.
  4. Tavuğu porsiyonluk ayırıp baharatlıyorum; marine olarak beklemesi lezzeti artırıyor.
  5. Bir kâse ev yapımı sos hazırlıyorum, salatanın önündeki en büyük engel kalkıyor.

Bu hazırlık sayesinde hafta içi akşam yemekleri ortalama yirmi dakikaya iniyor. Sıfırdan başlamakla, yarısı hazır malzemeyle başlamak arasındaki fark motivasyon açısından çok büyük.

Planın bozulduğu yerler ve çözümleri

Hiçbir hafta kağıttaki gibi geçmedi, geçmesini de beklemiyorum artık. Misafir geldi, canım o yemeği çekmedi, iş çıkışı geciktim. Bu yüzden planın içine esneklik gömüyorum:

Bir haftalık plan, ne yiyeceğinizi belirlemekten çok, akşam yorgunken karar vermek zorunda kalmamanızı sağlar. Kararı dinlenmişken vermiş olursunuz.

Dengeyi gözden kaçırmamak

Planımı gözden geçirirken şu soruyu soruyorum: bu haftada kaç öğün sebze var, k