Yıllarca sabahları kahve içip işe koşan biri olarak kahvaltıyı hep "vakit varsa" yapılan bir şey sanıyordum. Sonra fark ettim ki asıl sorun vakit değil, hazırlıksız yakalanmak. Buzdolabını sabah 7'de açıp orada bir şey bulmayı ummak, çoğu zaman kuru ekmek ve reçelle sonuçlanıyor. Bu sayfada size kendi mutfağımda oturmuş, gerçekten uyguladığım kahvaltı düzenini anlatacağım: hem beş dakikada masaya gelen kurtarıcılar, hem de hafta sonu keyfi için biraz daha uğraşlı olanlar.
Bir kahvaltının doyurucu olup olmayacağını tabaktaki üç şeye bakarak tahmin edebiliyorum artık. Protein var mı, lif var mı, iyi bir yağ kaynağı var mı? Bu üçü bir aradaysa saat 11'de o bilindik açlık krizi gelmiyor. Sadece simit ve çay içtiğim sabahlarda ise iki saat sonra mutfağa dalıyorum.
Pratikte şöyle kuruyorum tabağı:
Bu formülü bilince her sabah yeni bir sağlıklı kahvaltı tarifi aramaya gerek kalmıyor; elinizde ne varsa ona göre kombinleyebiliyorsunuz. Ben en çok lor peyniri + ceviz + domates + tam buğday ekmeği üçlüsüne dönüyorum, çünkü hiç hazırlık istemiyor.
Klasik ama detayı önemli. Ben soğanı hiç kullanmıyorum, sabah ağır geliyor. Zeytinyağını ısıtıp bir yeşil biberi ince ince atıyorum, biber yumuşayınca rendelenmiş domatesi ekliyorum. Domatesin suyunu iyice çekmesini bekliyorum — bu adımı atlayanlar sulu menemenden şikâyet ediyor. Sonra yumurtayı kırıp az karıştırıyorum, tuzu en sonda atıyorum ki yumurta sertleşmesin. Üzerine biraz kekik, yanına tam tahıllı ekmek.
Sabah hiç oyalanmak istemediğim günlerin çözümü. Akşamdan bir kavanoza 4 kaşık yulaf, 1 kaşık yoğurt, süt, bir tatlı kaşığı tahin ve bir çay kaşığı bal koyup buzdolabına atıyorum. Sabah üzerine muz dilimi ya da elma rendesi. Kavanozu çantaya atıp yolda yediğim günler de oldu, hiç sorun çıkarmadı.
Süzme yoğurdun üstüne bir tatlı kaşığı pekmez, bir tutam ceviz, yarım elma. Kahvaltıyı ağır bulanlar için ideal; ben ağır bir akşam yemeğinin ertesi sabahı bunu tercih ediyorum.
İki yumurta, içine ıspanak ya da kabak rendesi, üstüne bir parça beyaz peynir. Sebzeyi önce tavada suyunu salana kadar soteliyorum, yoksa omlet dağılıyor. Yanına salata ekleyince öğle yemeğine kadar hiçbir şey aramıyorum. Salata konusunda sitedeki salata ve meze tariflerinden çok fikir aldım, özellikle limonlu roka salatası kahvaltıya şaşırtıcı biçimde yakışıyor.
Cumartesi sabahları benim için mutfakta oyalanma zamanı. Burada iki şey öne çıkıyor: hamur işi ve tepsi kahvaltısı.
Gözleme, sacda ya da tavada, kahvaltı sofrasının en çok ilgi göreni. Peynirli ve maydanozlu klasiğin yanında patatesli olanını da deniyorum; hamuru yoğururken bir kaşık yoğurt eklemek yumuşaklık veriyor. Gözleme ve pide tariflerinde anlattığım açma tekniği burada da işe yarıyor — hamuru dinlendirmezseniz merdane altında geri çekiliyor.
Bir de fırında tepsi kahvaltısı var ki misafirlik sabahlarında beni çok kurtardı:
Tek tepsi, tek bulaşık, dört kişilik kahvaltı. Yanına ev ekmeği koyabiliyorsanız iş tamam; ekmek ve hamur işi konusuna girdiğinizde mayalı ekmeğin sabahları yarattığı farkı anlıyorsunuz.
Kahvaltıyı sürdürülebilir yapan şey sabah değil, önceki akşam. Pazar akşamları yaptığım küçük hazırlık listesi şöyle:
| Hazırlık | Süre | Dayanma |
|---|---|---|
| 6 yumurta haşlama | 10 dk | 4-5 gün |
| Nohut haşlama (salata için) | Islatma + 40 dk | 3 gün |
| Ceviz-badem kavurma | 8 dk | 2 hafta |
| Ev yapımı tahinli bal karışımı | 3 dk | 1 ay |
| Yeşillik yıkayıp kurutma | 10 dk | 4 gün |
Yeşillikleri yıkadıktan sonra iyice kurutup kâğıt havluyla birlikte kaba koymak, sabah tazelik farkı yaratıyor. Islak yeşillik iki günde sararıyor.